SERKANEREN.NET KİŞİSEL WEB SAYFASI

Yokluğuyla beni yok edebilecek tek insan !!

Yazan: admin   
12 Mayıs,
2008

Aslında anneler günü için blog’uma aşağıdaki videoyu koyucaktım ama youtube azizliğine uğradığımız için bir türlü nasip olmamıştı.Ekşisözlükte, herkez kendi annesini bir cümlede anlatmış ve bu cümleleri toparlayıp bir video oluşturmuşlar.Ortaya böylesine güzel, böylesine yürek parçalayıcı bir eser çıkmış.Bende ilk izlediğimde kendimi tutamayıp ağlamıştım ki blog’umu bu videoyu koyarken tekrar izleyip ağladım.

Váš prohlížeč nepodoporuje Flash stáhnětě jej.

 

Kontör ve Dakika kazanma şansı !!

Yazan: admin   
08 Mayıs,
2008

Her günki gibi pillinetwork camiasını gezerken yenimacera.org sitesinde,Turkcell’in şuanda Beta aşamasında olan bir yayını dikkatimi çekti.Yayının ismi TonlaKazan.Sistemin çalışma şekli şöyle, sizi arayanlara, sizin telefonu açma süresi kadarınca reklam dinletiliyor,sizde aramalar cevap verdikçe kontür kazanıyorsunuz.Normal aramalardan hiç bir farkı yok.Sadece o bipppp bippp sesi yerine reklam dinlettiriyorsunu o kadar.Faturasız hatlara 1 kontür, faturalı hatlara 15 konuşma saniyesi veriliyor.Ancak sistem Beta aşamasında olduğu için , sınırlı sayıda kullanıcı başvurabiliyor.Elinizi çabuk tutarsanız bu uygulamayı kullanabilirsiniz.TonlaKazan uygulamasını ayrıntılı bilgi almak için buraya tıklayınız.

Hayal Gücüm !!

Yazan: admin   
06 Mayıs,
2008

Dün arkadaşımın davetiyle İron Man filmine gitmiş bulundum.Demir adamın çizgi filmlerini miniminiyken kaçırmazdım.Hem robotları çok sever,hemde bu robotlar üzerine kendimle ilgili düşüncelere dalar giderdim.Aslında İron Man benim hayal kahramanım filan değildi, sadece çizgi filmindeki kurgudan beslenmeyi yeğlerdim.Küçükken hep bir robotumun olmasını,sahip olduğum robotumun içine binip, hayal gücümün el verdiği kadar, hayellere dalar giderdim.Her çocuk, bir kedisinin yada köpeğinin olmasını, o canlı yaratığıyla oraya buraya gitmeyi hayal ederken ; ben, içine bindiğim robotumla o miniklerin düşlediklerini yapmaya çalışırdım ehawueh :D Aslında itirafta bulunmak gerekirse ben hala böyle hayaller kurmuyor değilim.Canım çok sıkıldığında yada yapacak işim olmadığında veya yoldayken bazen hayal gücümün sınırlarını zorluyorum.Örnek vermek gerekirse ; Bir konu buluyorum ve o konu üzerinden yolda yürüyen insanların tiplerine bakarak : tipine göre o insanın ağzından komik laflar ediyorum. Gerçekten çok komik oluyor :D Hem zaman geçiyor, hemde kendimi eğlendirmesini başarabiliyorum.Mesela gece yatarkende eğer kafamı kurcalayan birşey yok ise ve mutluysam, yine o robotlu hayal dünyama iniyorum :)) Bazen diyorum kendi kendime : Ben hiç büyümedim mi ? Öss zamanında bile çizgi film izleyen biriydim.Küçüklükten ergenliğe demir attığım yıllarda : Ne salak adamım ben böle aptal aptal hayaller kuruyorum derdim.Sonrası internet dünyasına adımlarımı attığım yıllarda birgün Albert Einstein hayatını merak ettim ve internette başladım hayatını ve yaşamını okumaya.Beni en çok şaşırtan özelliği ; Dersten atılma mevzusuydu.Atılma mevzusunu herkez bilir.Bilmeyenler öğrensin burada açıklamıcam :)) Vay !! demek ki bu adamda benim gibi saçma hayaller kuruyormuş ben niye kurmiyim ki dedim :)) O gündür bugüne, hayal gücünü sevmişimdir.Bana bu hayal gücünün çok getirileri oldu, okul hayatımda mesela, geometri derslerine bayılırdım, pek fazla kişi başarı gösteremezdi bu derste, ben ise bi soru bile kaçırmazdım.Espiri yeteneğimide bu güce borçluyum.Sağdan soldan okuduğum makalelere ve kitaplara göre, dünyanın en zeki insanları bebeklermiş dicem ve bu yazının sonunu getircem.Gereğinden fazla oldu ve aşırı bir şekilde başka bir konuya kaydığını gördüm.O kayılan zavallı konuyu :)) başka bir yazıda paylaşmayı düşündüğüm için şuan için bu yazıyı kesiyor ve sonra görüşmek üzere diyorum !!

İşte Karşınızda Ben :))

Yazan: admin   
06 Mayıs,
2008


Go get Adobe Flash Player!
Selam fotograflarımla birlikte yine ben :) Bu sefer fotograflarımı flash olarak siteye koydum çünki, resimlerimi çalıyorlarmış.Fotografların açılması için biraz zaman alabilir.Ayriyetten Tonic Grubunun mean to me adındaki parçasını resimlerle birlikte iyi gideceğini düşündüm.Yürüt butonuna basarsanız şarkıyıda dinleyebilirsiniz..

Her Büyük Firmayı Şikayet Et

Yazan: admin   
05 Mayıs,
2008

Nette gezinirken bir site buldum.Ne zamandır arayıp bulamadığım birşey.Herkez gibi, büyük firmaların bayililerini şikayet etme gereksinimini hayatımda bir kez olsun istemişimdir.Gerek,bayilerinde kültürsüz çalışanların tutumları için, gerekse bu bayilerden alınan malların, ayıplı mal olmasından dolayı geri almama çabaları için.İşte burada imdadımıza bu resimde gördüğünüz site yetişiyor(resme tıklayıp siteye gidebilirsiniz.) Sitede en basit şeylerden şikayet yazanlarda bulabilirsiniz, yüksek fiyatlı ürünlerden sorun yaşayan insanların şikayetlerinide.Dilerseniz şikayet okuyabilir,dilerseniz şikayet yazabilir,dilerseniz sorunu çözülen şikayetlcilerin yazdıklarına ve firmaların cevaplarını okuyabilirsiniz.En çok dikkatimi çeken, şikayetci olunan firmaların, şikayette bulunan müşteriye gösterdikleri hassasiyet.

Benimde başıma gelen bir olayı sizlere aktariyim.En son Bakırköy Sarar’dan takım elbise aldım.Bir kaç ay sonra klasik günlerden hiç bir farkı olmayan, yoğun iş temposunda olduğum bir günde,  takım elbisem en unmadık yerden (kıç bölgesine yakın) dikişsiz olan kısımdan yırtıldı.Sarar mağazasına götürdüm.Eee nede koca Sarar bu, nede olsa 2 yıl garantili.Takımımı verdim,beni arayacaklarını söylediler,peki dedim.Aradan 1 ay geçti ve telefon geldi, üzgünüz efendim ne yazik ki kullancı hatası, mağazımıza gelip eski takımınızı alabilirsiniz..Sarar mağazasına gittim, onların o saçma şeylerini dinledikten sonra,tek bir laf ettim : “Ben bunun okulda İşletme Yötemi adı altında dersini gördüm,bu işin peşini bırakmıcam”dedim ve öylece kalakaldılar.Eee şey efendim biz sizin için tekrar bu ürünü Sarar’ın Eskişehir fabrikasına gönderelim,size tekrar dönelim dediler.Gerçekten’de çok büyük bir firma sahibinden “İşletme Yönetimi” adı altında 1 yarı dönem boyunca dersini aldım okulda, neyin ne olduğunu çok iyi biliyordum.Bir hafta sonra tekrar döndüler, aynı kumaştan bir takım elbisenin olmadığına, 350 YTL’ye almış olduğum takımın 500 YTL’lik hediye çekiyle bana verebileceklerini söylediler.Neden 500 YTL’di ? Hemen açikliyim, bu Sarar adı altında ki bayi, gerçektente ürünümü fabrikaya yolladı, hemde ilk seferde.İlk gelen cevap : aynı kumaşın olmadığı, istenirse hediye çeki verilebileceğiydi. Ama bunu bayi kendine saklamış, banada kullanıcı hatası diyip beni eski takımla evime yollamaya çalışmalarıydı.Baktılar ki ben dişli biriyim, baktılar ki bu işi bırakmayacağım 350 YTL’lik hediye çekimin üzerine bi 150 YTL kendileri ekleyip beni susturmaya çalıştılar.Benimde işime geldi bende sustum.Ama tekrar şikayet etmek istedim, bu sefer uğraşmak zorunda kalacaktım,yok telefon et,yok onu ya bunu yap.Nede olsa ben takımımı almıştım. Eğer böyle bir siteyi daha önceden bilmiş olsaydım kesinlikle şikayet ederdim.

Offf Bu Ne Beee ??

Yazan: admin   
02 Mayıs,
2008

Bugünlerde kendimi berbat hissediyorum..Sanki bi çölde,biri elimi kolumu bağlamış,bir arşın uzağımıda su koymuş, ben o suya uzanmaya çalışıyorum ama bir türlü olmuyor.Bunu tekrar tekrar 2 haftadır yaşıyorum.Yapacak işlerim var biliyorum,yetişmesi gereken zamanlarıda, fakat kendimi bi türlü veremiyorum.Zaman zaman kendime yaptığım terapilerde sonuçsuz kalıyor.Birde işlerimi halletmemek bende bir suçluluk duygusu oluşturuyor.Hayatımda hiç bir zaman böylesine aptalça bir duygu yaşamamıştım.Kendimi aptal gibi hissetmeme sağlayan beynimi burdan alkışlıyor, başarısının devamını diliyorum.

Photoshop Fırçaları (Brush)

Yazan: admin   
02 Mayıs,
2008

Gecenin bir saati baktım canım sıkılıyor,başladım shoplamaya.Dedim ne yapiyim ediyim,bari kendi resmimin üzerinde bi oyna yapiyim.Üzerinde oynama yaptıkca yeni yeni şeyler elde ettim.Ne tarz birşey yapiyim derken deneme yanılma tadında bu eser çıktı ortaya.Hem sitemde bu shopladığım tasarımı sergiler,hem brushlarını (fırça) siteme koyar herkez yararlanır, benide merak edenler beni görmüş olur diye düşündüm.Buraya link olarak vericeklerim photoshop fırçaları.Ne işe yarar bunlar,önceden hazırlanmış çizimlerdir.Ya kendiniz çizer photoshop’a atarsınız yada internetten bulur bilgisayarınıza atar brush sekmesinden kullanırsınız.Hiç bilmeyen arkadaşlar “BRUSH” diye google’da aratırsa çıkan sonuçlardan brush’un  nasıl kullanıldığına dair bilgi edinmiş olurlar.
Not :: Aşağıda gördüğünüz resim,download ediceğiniz bruhslardan bir kaçını simgelemektedir.Dosya boyutu 60mg’tır.

Brushları indirmek için resmin üzerine tıklayınız!!

Web Tasarımcı olmak istiyorum diyenlere!!

Yazan: admin   
30 Nisan,
2008

Bundan 5 yıl önce ilk bilgisayarımı aldım 18 yaşında.Nedir ne değildir falan filan derken 1 sene geçti.Onun öncesi öss maceram vardı.Alırsak bilgisayara takılırız diye pek sallamadım bilgisayar konusunu.Bilgisayarımı aldım ilk gün anakartı yandı 1 hafta anakartın gelmesini bekledim şaka gibi.Sonrası Mirc,msn,o bu şu derken zaman geçti.Bu bilgisayarla böle salakça şeyler haricinde daha verimli şeyler yapmak lazım dediğim anlar kendi bölümüm olan yazılım mühendisliğine girdim.Tabi yazılımda yazılım görüyorsun tasarımla uzaktan yakından alakası yok.Sağda solda milletin kişisel web tasarımlarını görüyordum.Çok güzel acaba nasıl yapılır ediliyor derken atladım içine.1 senede flash,dreamawer,photoshop,freehand,html kodları,Web 2.0 vb gibi şeyleri,o forum senin bu forum benim git gelller yaptıktan sonra öğrendim .Aslında bu tasarımımı öğrenmemin sebebi kendi yazılım ile tasarım işini bir ortak noktada buluşturabilmekti ki yavaştan bu işin içine girmekteyim.Bu sene MCPD kursuna  gittiğim için sadece evde yazılımla uğraşıyorum,vize ve final zamanıda okula sınavdan sınava gidiyorum.Bu yüzden de arada harçlığı çıkartmak için bu Web tasarım işini yapıyordum..Sağdan soldan bayağı bir müşteri filan aldım.Ama sorun şu ki,tasarımı bitmiş, müşteriye gösterilmiş ve müşteri tarafından beğenilmiş siteyi, yayına koyduktan hemen 1 hafta sonra, bitmek bilmeyen, o, sonuçsuz ve kararsız istekleri insanı çileden çıkartıyor.Ee serkan şunu böyle yapsaydık,tamam beğenmeyebilirsin yaparız sorun olmaz ama bazen öyle saçma şeyler geliyor ki şakamı yaptı acaba yoksa ciddi mi söyledi diye ayırt edemiyorum.Aşağıdaki örnekler ciddi ciddi benden istenen şeyler.(Hepsi ayrı ayrı firmalardır)

  • Çiçekci sitesinin tam ortasına Ordu şehrinden haberler koyucakmışım (Ne alaka)
  • Sitenin içeriği bir semt’i tanıtıyor.İçine sulu şeyler koyucakmışım(Hönk ? )
  • Adam siteye admin panelinden giriş yapıp her gün sitesinin rengini,şeklini değiştirecekmiş,bana da bunları yapmam için 100 dolar verecekmiş :S
  • Sitenin her köşesinde logo olcakmış (Balonlarda koyalım mı abi ?)
  • Demir Çelik fabrikasına ait sitenin içine ikitelli trafiğini gösteren mobesa kameralarının online görüntülerini koyacakmışız (Ayşe Hatun Önal’ın online yatak odası kamerasınıda koyalım mı abi ?)
  • Sitede ki her bir harf farklı bir renk olacak mış (Kromusun abi ki öyleydi)
  • (Tekstilci) Sitenin içerisine gokul koy (google earth demek istiyor) ordan köyümüzü görsün girenler.Böle yeşillik görsünler,çiçek böcük görsünler içleri açılsın canım kuh kuh kuh (ahahahah)
  • Şirketin resmini çekmek için gittiğim bi yerde : Çek çek bilgisayarcı arabamın önünde de çek köylüler görsün(bak amk dumunun krosuna)
  • Öyle bir site yapıcakmışım ki site açıldığında gidip gelecekmiş (Nereye gidip gelicek Ankara-Konya ?)

      Daha neleri var aklıma gelmeyen.Zaten kestim bende artık web tasarım yapmayı.Soğuttular bu krolar beni.Hem istekleride bitmiyor.Bilgisayar bu ya herşey kolay zaten onlar için.Yaw sen iki tuşa basıp bunları yapıyorsundur diyorlar.Tabi yha hatta onu bile yapmıyoruz biz sesli olarak bilgisayar söylüyoruz hani zeki ya o kendisi yapıyor.Aman yha uğraşılmaz akıllı olun bu saçma işe girişmeyin.Uğraşcaksanız,hobi olarak uğraşın.Yada büyük özel şirketlerde profesyonel olarak bu işle ilgilenin,bi yer açarım sağa sola web sitesi yaparım demeyin sakın..Bu size bu yollardan geçmiş birinin tavsiyesidir.

Ataköy !

Yazan: admin   
28 Nisan,
2008

Ruhidir benim adım,
Hiç çıkmam evimden,
Dostlar uydururum hayali,
Mutluyumdur bu yüzden..

Dün ki yazımda beden ile beynin ortak kararı sonucu geziye çıkacağımı söylemiştim.Pek’te uzağa gitmedim burnumuzun dibi ve benimde çok sevdiğim ve huzur bulduğum Ataköye doğru yola koyuldum.Ataköyün özelliği ne peki ? Derseniz ki demiceğinizi inanıyorum :)) ama derseniz hemen yanitliyim efenim.Sakinlik + alttaki resim

Evet doğru anladınız, yeşillik.İnsanların doğayı katletmediği ender mekanlardan biri.Çok uyum içerisindeler, gerçi bu uyumu sitelerin bahçivanları yapsada burdaki yaşayanlar sadece sponsor oluyorlar.

 

Ataköyde uğrak mekanlarımdan biri “Kavaklı Park”.Gerçi bayağı bir fotografını çekicektim ama yağmur dede izin vermedi.Tek görüntüm ;

Aldım çayımı sigaramı,bir yandan da yağmur,diğer yandan sessizlik ve huzur, Ataköy’deyim,kendimden geçercesine bu anın zevkine vardım.

 
Baktım ki kendime ayırdığım zaman çoktan dolmuş başladım yürümeye.Caddeleri bile tıka basa yeşillik dolu,sanki insanlar buraları terk etmişte,doğa tekrar özgürlüğüne kazanmış gibi.

Dedim kendi kendime yok böle olmıcak buralardan ev almalıyım,yada kiralamalı.Başladım penrelerde sarkan kiralık yazılarını aramaya.

X emlak : Alo x emlak;
Ben ; Merhaba 5.kısımdaki dairenizi gördüm de fiyat öğrenicektim
X emlak ; peki efendim 3 oda bi salon aylık 2.000 YTL
Ben ; Dumur :S
Neyse Ben bi şu öğrencilikten çıkiyimde de dedim kendi kendime Allah büyüktür..Başladım evin yolunu tutmaya, evin yoluna bakın, ben baktım herşeyden sonra hiç iyi gelmedi .

İşte gerçek dünyam.Rüyadan çıkış gerçek yaşama iniş.Stres,yaşam hızı,koşuşturmaca.Bi rahat yok … ettiğiminin dünyasında.

Belirsizlik.. ?

Yazan: admin   
28 Nisan,
2008

Yine ben.şuan saat  sabahın 6’sı.Bir uzvunu kaybetmiş canlı gibi anlamsız bir şekilde oraya buraya bakınıyorum.Hiç bir düşünce bedenimi şuan için yönetmiyor.Bir şey bekliyor bedenim beynimden habersiz.Gelen şey çok önemli gibi, sadece bekliyor.Gövden den birkaç istek beliriyor,beynim bu isteklere cevap bulmak istiyor ve yine beklemek beni etkisiz kılıyor. Bu yazımı da etkiliyor, bu nasıl bir şey ? Beynim ; şuan yazı yaz belki birşeyler çıkar diyor ama bedenim beynime dargın gibi davranıyor.Bedenim ; Bir balayı istiyorum, uzun bir tatile beni kandırabilirsin,bak istersem benimde sözüm geçer dercesine yönetimi eline geçiriyor.Beynim ; Ama kayınpederimiz olan World öyle demiyor.World’e uymassak ya benim yada senin sözün geçer diye sesleniyor.İçimden birden özgüvenim çıkıp bu ikiliye el sallıyor, onlara sabır taşını gösteriyor.Bedenim bu taşa bön bön bakerken beynim ; durumu,vucüda imalı bir şekilde anlatıyor,söz dinliyor bedenim,çok ta yıpratma beni diyor.Ve beynime aniden bir şey geliyor,yarın gezmeliyiz diyor kankisine.Beden ; hemen uyuyalım öyleyse çok eğlenicez diyor ve beynim gülümsüyor J

« Önceki Yazılar    |